eğlendim ya… Perşembe, May 10 2007 

bu hafta gerçekten derste az kişi vardı ama ders yine de çok güzel geçti bence. sınıfta oynadığımız simon diyorki oyunu kukla gibi hissetmeme neden oldu bu yüzden pek hoşuma gitmedi. amaaa ağaç kafede oynadıklarımız….çok eğlenceliydi.grupl köşe kapmaca oyunu grup içi iletişim ve kordinasyonon önemini gayet eğlenceli bir şekilde gösterdi. sincap oyunu ise çok çok daha hoş bir oyundu bence tabi bide kişi sayımız oyun için uygun olsaydı çok daha eğleneli olurdu sanırım.

tatile gitmeden önce çok güzel bir kapanış oldu bence…

neler oldu Perşembe, Nis 26 2007 

düşündüm taşındım ne yazsam diye….

sontadan aklıma yaptığımız projelerin bize ne kazandıracağı düşüncesi geldi. verilen proposallardı, yapılacaklardı,nasıl yapılsaydı vs vs vs… bunları konuşmak daha doğrusu üzerlerinde kafa yormak ne kazandıracak bize yada bana? üretkenlik potansiyelimi mi arttıracak yada benim insanlara,öğrencilerime bişeyleri öğretmek isterken neleri nasıl kullanabileceğim düşüncesini mi geliştirecek bende?oyun üretip,üzerinde düşünüp ne yapacağım…

ben kimim…

sen kimsin…

ÖZ ne…

neler öğrendim 13 nisanda Perşembe, Nis 19 2007 

açıkçası aldığım classroom management dersinde öğrencilere samimane ve daha özgürlükçü davranan hocaların başarıya yani etkili sınıf yönetimine ulaştığı daha ziyade öğrencilerin daha çok sorumluluk alınca düzenin sağlandığı belirtiliyor.tabi bu durum abd için geçerli-YMİŞ.bu ders sürecinde öğrendik. hocamızın bu oklda pek az rastlanan bir şeilde öğrencilere çok samimi davranmasına sınırlamamaya çalışmasına rağmenolanlar ortada.umarım düzeliriz…

projeyle alakalı yaptıklarımızda en son yapılan beyin fırtnası kısmı gerçekten birşeyler üretilmesi adına verili bir aktiviteymiş bunu fark ettim…

ha bide bu hafta dersimizi yine ilk yuvamızda yapacağız bilmiyorum sevinsem mi üzülsem mi :)

23 mart oyun ben ve herkes Perşembe, Mar 29 2007 

bu haftaki-daha doğrusu geçen haftaki dersten sonra çok önemli bir karar aldım kendimce: bundan sonra ders sırasında küçük notlar tutmaya çalışacağım yoksa herşey aklımdan uçuuuup gidiyor. oyundaki köşelerden biri ben olmama rağmen zor aklıma geldi ne yaptığımız ya…

hakkikaten tam anlamdım bu köşeli oyunla ve diğerleriyle tam olarak ne yapmaya çalıştığımızı. geçen dönem aldığım ed221 dersinden midir nedir bana köşeli aktivite birazcık okul ortamını daha doğrusu öğrencilerle ilgilenirken diğer kişilerle de -yani öğrenciyle alakalı olanla diğer öğretmenler, aile falan- diyalog içinde olmamız gerektiğini hatırlattı. mesela başlarda ben pek fazla hareket yapma isteği duymadım bu halim birazcık pek mesleğini sevmeyen savsaklayan bir öğretmenin hali gibiydi başımdan gitsin şu öğrenci de nasıl giderse gitsin der gibi. 

16 mart Perşembe, Mar 22 2007 

yok yok ben kafayı biraysel farklılıklarla bozdum galiba.

geçen cuma herkes kağıttan şekiller yapıp bırakınca oyunun sonunda kağıda yazılanlara bakınca hemen aklıma bireysel farklılık geldi, yorum farkları. biri bir şekil yapıp bırakmış altına milyon tane farklı nesne ismi yazmışız.herkasin farklı yetişme tarzı daha doğrusu hjerkesin geçmişi farklı kendine özgü oldu için bu durum ortaya çıktı bence. çok net olmayan şekillere herkes farklı yorumlar getirdi. tabi durum böyle olunca ben de içimden “demek ki neymiş: sınıfta öğrencilere örnek verirken ya çok net, açık örnekler vereceksin yada herkesin ortak geçmişine hitap edebilecek bir örnek bulacaksın-sıkıyosa bul-”

ebelemece olayında aklıma pek fazla birşey gelmedi.ama sonradan en skorer kişinin sabit duran biri olduğunu öğrenince, başarının sadece emek ve çalışmayla değil de aynı zamanda farklı düşünebilmeyle alakalı olduğu geldi aklıma

09 marttaki ders Perşembe, Mar 15 2007 

Geçen derste oynadığımız “hop-hey” oyunu, benim genel anlamda eğitim sürecinde var olan bireysel farklılıklar ve bu farklılıklara karşı öğretmenlerin takınacağı tutumlar hakkında düşünmeme sebep oldu. Çünkü oyunumuzda hepimiz aynı anda işareti alıp başlamamıza rağmen, sonuç hayli farklı oldu. (Tabi hakem faktörünü de hesaba katmak lazım!- iki kez biz kazandık ama hakem fark etmedi…) Diğer oyuna gelince, gözlerimiz kapalı olduğu halde ve hiç konuşmadan üçgen yapmamız gerekiyordu fakat önümüzü bile göremeden tabiî ki bu pek mümkün olmadı. Bu durum bana eğitimde “tutoring” olayını hatırlattı. Çünkü öğrenci arkadaşlarıyla yardımlaşmadan ve eğitimsel açıdan “gözü açılmadan” bir takım şeyleri başarması imkânsız sanırım?

oyun oyun için midir yoksa… Perşembe, Mar 8 2007 

bebek-resim16.jpg       Oyun oyun için midir yoksa eğlenmek için midir ne içindir.  derste en çok tartışılan konulardan biriydi oyunu ne için oynadığımız. hatıladığım kadarıyla çocukken canımız sıkılın ca hemen  bir oyun oynamaya başlardık sadece ve sadece eğlenmek için oynardık. zannetmiyorum ki hiç  nçoçuk oyun oynarken başka bir amaç doğrultusunda oynasın. zaten öyle olsa oyun oyun olmaktan çıkar. yani bazı arkadaşlarımızın şöyle olsa iyi olur du bu gereksiz bir şey gibi ifadeler garibime gitti oyunda eğlendik mi eğlendik o zaman başarılı bir oyun du. şimdi diyebilirsiniz ki çocukken öyleydi ama şimdi farklı bence öyle değil yaşımız ne kadar byümüş te olsa her zaman içimizde bir y6erlerde bir çocuk var ve oyun oynarken işte o çocuk dışarıya çıkıyor. buna örnek olarak derste ki aktiviteleri verebiliriz sekiz dokuz yaşlarında oynadığımız oyunlardan hala büyük bir zevk alabiliyoruz bunun sebebi iş te o içimizde ki çoçuk.

ilk ders… Çarşamba, Şub 28 2007 

ders hakkında yapılabilecek bütün yorumların,daha doğrusu  benim yapabileceklerimin, diğer arkadaşların bloglarını okuyunca yazılmış olduğunu görünce bana fazla birşey kalmadı.

ilk dersin tabiki en eğlenceli anları dışarda oyun oynadığımız vakitti.oyunda ne öğretilmek istenmiş olabilir diye düşününce benim aklıma gelen sınıfta aslında bir yada iki  öğrenciye bir aktiviteyi yaparken diğerlerinin sadece izleyen ve umursamayan değil de aktif olarak katılmak için her an takip eden ve katılmayı isteyen olabileceğiy

Hello world! Cuma, Şub 23 2007 

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!